phobosORbia Oluşturma zamanı: Ağustos 26, 2008 Oluşturma zamanı: Ağustos 26, 2008 Yitik bir sonbahardı düşlerimde yankılanan… Şimdi gözlerimi kapatıp o günleri anımsadığımda… Garip bir hüzün… Artık yalnız kalmama izin vermiyorlar… Kaçmak istiyorum oysa varolmuşluğumdan, yangınlarımdan…Hangisi beni yüzleştiriyor yankılarımla, bilemem…Bir sürü cümle var içime sıkışmış…Ve hesabı sorulacak gibi bir his… Hesap vermeye gelmedim ki oysa… Ben, ben olmayı beceremedim… Biliyorum, çok haylaz bir çocuktur kalbim, laf dinlemez…Özlüyorum desem… Neyi_???? Özlemiyorum desem…Yalan… Mutluluk bana göre değil… Sevemedim mutluluğu… Bağışıklığım var.. Bir sigaraya, bir de acıya… Matem donmuşsa kalıplaşmış yarama, hangi merhem çare olur… Tuz ruhu döktüm sevdalarıma… Bazen…Bazen değil hep… Ait olmadığımı hissediyorum buraya… Burası derken, yani o an her neredeysem… Ait olduğum hiçbir yer yok aslında… Aslında bilinmeyen olmaya and içmiş gibiyim… Çözüldüğümü hissettikçe kaçasım geliyor… Giderken acıyorum, kendime, kalanıma, en çok da şu lanet huyuma… Bir tokat da ben vurdum acıyan yanıma… Huysuzluğum… Hırçınlığım… Gidişinde yankılandı… ‘’Ceviz kabuğu gibiydik, Sımsıkı sarılmıştık birbirimize, İçindekini almak için, Hayat indirdi yumruğunu cevize…’’ Yitişinle yitirdim kendimi, yıktılar beni toplayamadım baba… Seslenmedim gittiğinden beri sana, seslenemedim, İnkar…inkar ettim seni özlediğimi… Sen bana güçlü olmayı, ezilen olmamayı tembihledin, Bense sen gittiğin anda yere yapıştım baba, belki de çok erken terk ettin, belki de ben kolayı seçtim… Yıllar sonra, adını bile anmazken neden sesleniyorum sana… Bilmiyorum… Belki de yoruldum, artık perdeyi görmek istiyorum… Belki bir tokat atarsın diye bekledim gelip te… ‘Kendine gel be, benim kızım bu kadar güçsüz değil’ dersin sandım… İlkokulda, beni almıyorlar oyuna diye kollarında ağladığım gün ki gibi, ‘o zaman kendi oyununu kendin başlat onlar senin oyununu oynamak için senden izin alsın’ demeni bekledim… Gelmedin… Bense özlediğimle kaldım, senden başka her şey tokatlarken beni ben bir tek seni özlediğimle kaldım… Ben, ben olmayı beceremedim baba!!! Kuramadım kendi oyunumu… Ama boşver, seslenmeyeceğim bir daha sana belki yıllarca… Hayatta olsaydın kimbilir sen nasıl acıtacaktın beni… İyi ki gittin baba… Özlüyorum desem… Neyi_???? Özlemiyorum desem…Yalan…!!! Ne zaman bir avuç toprak olacak benden arta kalan_??? phobosORbia ( Bana bunları bir çırpıda yazdıran türkü, hangi dizende ne saklı çözemedim…) Bilemem nereye sürüldüğümü bekleme Belki kaybolup gidecek bu yürek Karla kaplı yüreğimde Hüzne doğan kır çiçeğim Yandım aman öldüm aman Sararıp soldum aman Kar boran yollar Ardımda sevdan var Seni bırakıp gidemem Ağlama sil akan gözyaşlarını ağlama Bir de sen tuz basma gülüm yarama Gitmeler çok zor küçüğüm Yoldaş olur yalnızlığım bana Yandım aman öldüm aman Sararıp soldum aman Kar boran yollar Ardımda sevdan var Seni bırakıp gidemem ( İlkay Akkaya – Gidemem) 3 Alıntı
Depressive Yanıtlama zamanı: Ağustos 26, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 26, 2008 Türküler ne güzel döktürür insanın içindekileri.. Bir kalem bir de parşomen yeterli.. 1 Alıntı
nazirella Yanıtlama zamanı: Ağustos 26, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 26, 2008 türküler neler yazdırıyor.... çok güzel bir yazı.... 1 Alıntı
phobosORbia Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yazar Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Teşekkürler, beğenmenize sevindim Alıntı
boogee Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 ben ne diyeyim ki ben şimdi....eline sağlık seviyorum yüreğini ve oradan dökülenleri..yine beni alıp götüren bir yazı...teşekkürler paylaştığın için 1 Alıntı
Geceyuruyen Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Türküler duygularına köprü olsun hep olsun ki sen bize ulaş:)Biz de mahrum kalmayalım dizelerinden. 1 Alıntı
phobosORbia Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yazar Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Bugim, teşekkür ederim canım güzel yorumun için, mutlu oluyorum siz böyle söyledikçe Ve Gece'cim sana da çok teşekkür ederim, beğenildiğini gördükçe kendime güvenim artıyor, iyi ki paylaşabileceğim sizler varsınız yorumlarınızın bana hissettirdiği desteği anlatamam :) Alıntı
raskolnikov Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 ellerine sağlık ağlayan palyançom.....çok güzel olmuş... bir özlemin neler olabileceğini iyi anlatmışsın... 2 Alıntı
sevgisu Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 beni anlatıyor...belki de özlüyorum hayır hayır özlemiyorum..eğer yanımda olsaydın ne derdin halime merak ediorum..kendime bile itiraf etmekten korkarken özledi...diyemiyorum neyse boşver babaaaaa...... Diemiorum değil, diyemiyorum... Yazım kurallarına lütfen özen gösterelim... Mesajınız düzenlendi. Kinyas Alıntı
phobosORbia Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yazar Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yalnız değilmişim... Alıntı
sevgisu Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 emin olamadım bu hayatta hiçbirşeye..durupta kendimi özeleştiriye aldığımda emin olduğum tek bir nokta eğer o bunları yaşatmasaymış bana ben çok daha güven dolu bakabilecektim hayata..kırgınmıyım diilim veya büyüklüğümün yaşla sınırlı olmadığını gösteriorum aklımca..meydan okumaaa belki de ama neye kendime mi ona mı hayata mı... Diilim değil değilim, gösteriorum değil gösteriyorum olarak yazılır... Yazım kurallarına dikkat edelim! Kinyas Alıntı
phobosORbia Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Yazar Yanıtlama zamanı: Ağustos 27, 2008 Öyle ya da böyle, bir şekilde öğrenmiyormuyuz hayatı... Darbeyi ondan almasaydık bir başkasından alacaktık, hangisi daha acıtır bilemem, yaşadığımı bilirim ben... İsyan mı .. Çoğu defa yansır kalemime... Ama şöyle durupta bir düşündüğümde, diyorum ki... Büyüyorum... Ben bunları yaşamasaydım, daha umutlu, daha güvenli, daha bir bağlı olacaktım belki bu hayata, ve daha pembe olacaktı karanlık sayfam.. Ancak, daha çocuk olacaktım, köklerim bu kadar sağlam olamayacaktı onca inkara rağmen, daha bir acıtacaktı vurulan darbeler, ki kaçınılmaz, sıyrık almadan, kanamadan, düşmeden,acımadan yürünmüyor bu yolda... Toyluğumdan erken arınmış olmak kimi zaman dezavantaj evet.. Özlemiyormuyum... Yalan söylemeyeceğim özlediğim çok şey var... Ancak yitirdikçe birşeylere güvenimi, kendime sarılmayı öğrendim ben, çok düştüm... O olsaydı yanımda toparlanmam çok daha kolay olacaktı ama kendi kendime kalkmayı öğrendim ki bu gücümün getirdiği birşey... Düştüğüm yerde bıraktıklarım da anılarda kaldı... Benim de tek bildiğim, kaybettiklerim kazandıklarımın anahtarı... Harika bir yüreğin var Sevgisu, yalnız olmadığımı hatırlattın bana ki söylediklerini anlayabilmeme dayanarak söylüyorum bunu, yüreğine sahip çık, senden başkası koruyamaz onu Alıntı
sevgisu Yanıtlama zamanı: Ağustos 28, 2008 Yanıtlama zamanı: Ağustos 28, 2008 gözlerim doldu inan ifade ettiğin şeyler karşısında..iyi enerjini bana da yansıt olurmu..bazen düşüyorum ve canım çok acıyor..beni anladığından eminim sevgiyle kall dostum... Alıntı
Önerilen Mesajlar
Sohbete katıl
Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.