chesterfield Oluşturma zamanı: Şubat 11, 2010 Oluşturma zamanı: Şubat 11, 2010 Bulunduğum şehirde çokca karşılaştığım " Yaw ben nerdeyim.Ben niye bu kelimeleri anlamıyorum" dedirten bir kaç kelime. abarieee :şaşırma ünlemi ağıllamak :koyunu kuzudan ayırmak aletrik :el feneri andal :tarlanın bölümlerinin her biri. aşlık :buğday avşarlamak :bir işi üstünkörü yapmak ate :hala baldırcan: patlıcan ballık : yenilebilen bir tür bitki bandıkmak :çok sıcaklamak bannakcak : derme çatma yapılan kapı baruu : korku ifade eden bir ünlem batman :8 kiloluk ölçü birimi. bazar ekmeği: somun ekmeği bdiminek : yenilebilen bir tür bitki bocut : küçük testi boğen : kurumamış koyun pisliği bolamadı :çoklukla, fazlasıyla boşanmak :eşeğin zincirini koparıp kaçması böycü : böcek bunek : tanayı bağlamaya yarayan ip. bunelek :yazın hayvanlara muzallat olan bir sinek cavlak: kabuğu soyulmuş ceviz cavurdamak : gürültü yapmak caydak : katıksız cıncık şeker : akide şekeri cıngıl :üzüm tanesi cızlağan :ısırgan otu ciğerin ağzından gelsin: bir beddua çeşidi cingil :1-bir çeşit süt kabı 2-burundan dışarı akan sümük. coruhsuz : çok israf eden cülük : civciv çağşak:taşlık alan çalçap :işi hızlı ve baştan savma yapan çellav :hırçın yapılı çepiç :genç keçi çevirme :üzerine ekmek konulan yuvarlak ahşap sini çıkrık : yün eğirme aracı çiğin : omuz, vücudun parçası çoğzürmek: işemek çolpa: beceriksiz çonur: çalı dikeni çopur: kayalık yamaç çorten: dam oluğu çukur: hindibağı bitkisi dal: sırt, vücudun parçası dam tanası: aşılanmış cins dana daylı dert: (annelerinn çocuklara bedduası) depik: tekme devre: aksi deyramber: ayçiçeği, günebakan dıkaçlı: ağzının içinden konuşmak diri gün: salı günü domuşmak: ayakta durmak dölek durmak: yaramazlık yapmamak dumacık: aşırı rahatsızlığa yol açan bir tür sinek ekin yolmak: ekin biçmek e galem: çıtkırıldım, nane molla. engel: tarladaki buğday, arpa tutamı epitmek: yelllenmek fıs dimedi: hava çok sıcak, hiç rüzgâr esmedi folu: tavuğun yumurtlaması için bırakılan tek yumurta fos ciğer: sakatadın akciğeri fotuk: yeşil renkli burun akıntısı fotulamak: suyun tazyikli akması gabala: 1-rastgele gabış hayvan : tüysüz hayvan gadem: kardeşim gağış: kurumuş hayvan pisliği ganara: doymayı bilmez adam gaklık: taş oyuğu gapalı bazar: pazar günü garağış dumanı çok kederli yüz ifadesi garık: bağın bölümlerinden her biri garsamba: gereksiz alet, edavat geber yatlık: gece yemeği geğirmedim getlemedim; bağırsağımın ucu pıtladı: tahmin ettiğiniz kadar kötü bir şey yapmadım geleni: gelincik getleme: yenilebilen bir tür bitki gıbal: sima gırkmak: koyunun yününü kesmek gırma :1-tüfek 2-tarlada andalın içindeki küçük engel gıtır vermek: arayı bozmak gıykımsız: işini hesaplamadan yapan gocaoğmak: peynirli, soğanlı ekmek parçası yemeği golan palanı: merkebe sabitlemeye yarayan sağlam ip golek: yapay su birikintisi golük: merkep gosa: tırpan guğlek: 2 tenekelik ölçü birimi (30 kg civarı) gumanım: zannedersem gurk: anaç tavuk guru: boşuna, beyhude yere gusgun: palanın bir parçası gülbündü: kuş burnu günülemek: bir çocuğun başkasını kıskanması haftan: koyunların yem yediği tahta havuz hak: çobanın emekleri karşılığı perânteden aldığı kuzu (1/10) hakkırdamak : yüksek sesle gülmek. hangırda: nerede harar: büyük çuval harım: harman yeri hassek: sürüden geri kalmış davar hazal: kurumuş yaprak hereni :büyük yayvan kazan heyden, cesattan kesilmek: takati kalmamak heyeri: be adam hındıkmak: bir isteği olmadığı için içten içe üzülmek hülük: kışın etrafında oturularak ısınılan toprak ocak ıstar: halı tezgâhı il iyisi: başkasına yaranmaya çalışan in: koyunun kulağına yapılan sahiplik işareti ini : kayın ississıran: spatula iteği: ekmek yapılırken serilen örtü izbet : yorgun, döküntü mal kaklamak: sıyırmayı küçültmek gararadert: bedddua kârden gelmek: gurbetten gelmek kef :kurumuş burun akıntısı kele: uyuz dana kelik: ayakkabı kemçik: düşünmeden konuşan veya iş yapan kendir: sağlam urgan kerme :katmanlaşmış, parçalara bölünmüş hayvan dışkısı keşli : patavatsız, saçma sapan konuşan kişşik: imece üsulünde sıra kitilemek: sinirinden dolayı agresif davranmak kofere: bal peteği koken: fasulve, karpuz v.b.nin ağacı komüs: su bekçisi kulük: manivela küpecik: peynir konulan toprak kap küssük: küçük balyoz loda: sıyırma yığını lömpü: ağır, hantal adam mane vermek: kusur bulmak mayda: annelerin sinirli iken çocuklara buyurduğu yemek çeşidi (zıkkımın kökü) mazer yağı : vazelin mısmıl :murdar olmamış mızıklanmak: işi ağırdan alan miliz: arı mimbal: sivri uçlu kısa sopa mürdümüne: boşu boşuna, beyhude nâkıt: ne zaman necaset: inatçı, çirkef çocuk noğrün: hal hatır sorma ünlemi ohmatsız :gözü doymayan onese: avlanmak için yapılan mevzi ötürek : ishal panus: yük eşeği papara: soğanlı, domatesli bir yemek parç : maşrapa pelezimek: heyecanlı bir şekilde koşmak perânte: yaylada bir çobana mensup sürü sahipleri pırtı :1-kumaş örtü 2-düğünden önce kız ve oğlan evinin yaptığı alışveriş pişkir: havlu pörüşmek: solmak sakı : ceket samarık: kandırmaya elverişli samırdanmak: uykuda konuşmak saptan gelmiş golük gibi serilmek: yorgun düşmek savan: büyükce örtü savuşturmak: uğurlamak sındı: makas sıracalı :yaramaz çocuk sırçan tüyü: bir renk çeşidi (gri) sıyırma: hayvanların yediği dikenli bir bitki sinekli: yavaş iş yapan sitil: domates, biber fidanı sokurtu: ağzının içinden konuşmak söypümek: iyice zayıflamak, seçilmek suğdu: sinsi insan süngü: bir çeşit kelek şalak: karpuz şaplak: tokat şarapana: üzüm ezilen havuz şelek: taşımaya elverişili hâle getirilmiş keven, buğday, sıyırma yığını şepe: bir tür ekmek şişek: genç koyun talvar: gereksiz eşyaların konulduğu çatı bölmesi teleme az pişmiş yumurta tetir: ceviz kabuğu tırık : ishalin şiddetlisi tızıkmak hızlı koşmak tingildemek: düzensiz ve hızlı yürümek tomatis: domates toklu :6-12 aylık kuzu topalak: sakatadın böbreği tospağa:kaplumbağa tütsü: nazarı savmayı amaçlayan duman uğra: ekmek açılırken onun yapışmamasını sağlayan kepek ulu bazar: pazartesi ummuoo: teessüf ederim urup: tahıl ölçü birimi (guğleğin 1/4'ü) üzlük: yumurta saklanan derin çukur yağlı: ufak bir tür yemek yallus: açgözlü yav: yahu yazağır: yani yolak: patika, dağ yolu yoz sığırı: işe yaramaz tembel yumuş: görev, iş yün eğirmek: yünü ip haline getirmek yüzellik: nazar değmesini engellediğine inanılan bir tür bitki zahra: tahıl zerrâdar: azıcık zıbarmak: mecburen uyumak zımbık: yumruk zıpırdamak: gürültülü bir şekilde oynamak zollu: çok iyi zuğmak: damın akmaması için yapılan toprağı sıkıştırma Bu kelimeleri ve anlamlarını öğrendikten sonra kullanmak o kadar zevkli ki günlük konuşma diline ayrı bir renk katıyor Alıntı
Hevvez Yanıtlama zamanı: Şubat 11, 2010 Yanıtlama zamanı: Şubat 11, 2010 Bir iki tanede ben ekliyeyim dene- tane oboo - şaşırma ünlemi bisee- biraz acık- azıcık aah-hayır nişeyon- napıyorsun, nasılsın? gı- gız yada hitap şekli abiri- ismi söylenmek istemeyen bir kişi Bunlar bizim burdan.Kütahya. Alıntı
cuRsed Yanıtlama zamanı: Şubat 11, 2010 Yanıtlama zamanı: Şubat 11, 2010 Hiç duymadığım şeyler var ilginç Antalya'nın yerliside ; Gaktırma:itekleme Yayan:yürümek,araba v.b şeylere binmemek Bunları hatırladım bende daha çok değişik kelimeler var. gı- gız yada hitap şekli bunuda çok kullanırlar Antalyada Paylaşım için sağol. Alıntı
evlenmedendeolur Yanıtlama zamanı: Haziran 9, 2010 Yanıtlama zamanı: Haziran 9, 2010 Pirim pinçik: parçalamak Zink : vurmak " Zink bi tokat çektim ... " Alıntı
aLgoRmoRTiSs Yanıtlama zamanı: Haziran 9, 2010 Yanıtlama zamanı: Haziran 9, 2010 şorik - (salya yani öyleymiş) bi de "malamat etmek" dye bişey varmış yeni öğrendim rezil etmek anlamına geliyomuş samut: dere otu pirpirim: semiz otu yerel mi genelmi bilmiyorum ama ilk kez duydum ve çok ilginç geldiler Alıntı
chesterfield Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Yazar Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Zongumak : Tepinmek Töremiyesice : Çocuk sahibi olma manasında Bibi : Hala , Teyze Alıntı
Qetesh Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Çok iyi olmuş bu ya gerçekten çok fazla kullanılıyor bu yerel kelimeler Bende etrafımda duyduğumdan ekleyim; Kez = Kız İiii = Şaşırma ünlemi Yok yo = Hayır,yok AAbuğannüş:Tahin,patlıcan ve yoğurtla yapılan bir tür meze Acı zeyt:Zeytin posasının kaynatılıp tekrar sıkılmasından elde edilip sabun yapımında kullanılan düşük kaliteli siyah renkli zeytinyağı Addan: Karar, doz, ölçü, ayar Adıbelli: Bari Afat:Doğal yıkım,afet Afrit:Sağlıklı,dinamik,zinde Agit:Kabadayı,külhanbeyi, Ağbatkarabat:Bukalemun Ağe:Samimi hitap sözü. Ağı:Zehir Ağız:Yeni doğum yapan büyük ve küçükbaş havyanlardan elde edilen,tatlı ve pide yapımında kullanılan yoğun kıvamlı süt. Akbili: Darısı Akislik:Aksilik,huysuzluk,mızmızlık Akit:Hanımların bacak kıllarını temizlemek için,pekmez kaynatılarak yapılan,yapışkan,koyu sıvı Alamyon:Alüminyum Alatirik:Elektrik Alengirli : Karışık, anlaşılmayan Allek: Aşırı titiz zor beğenen. Amanat:Emanet,ödünç Ammi:Amca Amti:Hala Attun: Kendiliğinden tatlanmış iri zeytin Amtuz:At,eşek,dana gibi hayvanların arka ayaklarıyla geriye doğru attığı tekme,çifte atma. Anteke:Antakya Anteri:İlginç ve değişik huyları olan,sıradışı kimse Arasa:Bir şehirde aynı işi yapan esnafların bir arada bulunduğu çarşı Arık:Ark,küçük su kanalı Arıya verme:Zayi etme Areyiş:Çardak,kamelya Arsenkers:Altını üstüne getirilmiş,darmadağın edilmiş. Aparlo:Hoparlör Apırtmak:Çok kullanmak,tepe tepe kullanmak Ar olmak:Çok utanmak Asbab:Giysi,elbise Aşker:Kumral Aşret:Girişken,kolay kaynaşan Aşşık:El ve ayak bilekleri Atbea:İşçi Ateb:Sitem Atebe:Büyük taş,kaya parçası Attar:Şifalı otlardan ve doğal karışımlardan ilaç yapan kimse,baharatçı.Aktar Attun:Kendiliğinden olgunlaşıp düşen,hafif tatlanmış ve buruşmuş zeytin Avırd:Yanakların iç kısmı Avilcivil:Rengarenk,neşeli Aynat:İnat,İnatçı Ayreti:Geçici,iğreti Ayıkmak: ayılmak,uyanmak,aklı başına gelmek Azzab:Hizmetçi B Baez:Bazen,bazı Bağda çekme:Çelme atma Bahça:Çiftlik Bahçacı:Çiftlik kahyası Bahşire:Pazarlık Bahteniz:Maydanoz Balcan:Patlıcan Balkı:Ağrı Balkımak:Ağrımak,sancımak Barhana:Tarlada hasadın toplandığı ve tanzim edildiği yer. Basırık:Sürgü Bastık:Üzüm pestili Batman:7 kilo 697 gram ağırlığındaki ölçü birimi Bayak:Az önce,demin Baz:Pazu Bazlama-Bazlambaç:Yufka seklinde açılan hamurun yağda kızartılıp üzerine pudra şekeri dökülerek yapılan tatlı çörek Bed:Yanak Beleş:Bedava Belleğe:Hamamlarda atık suyu uzaklaştırmaya yarayan üzeri açık su oluğu. Belleme:Hasta ziyareti Bekere:Halka şeklinde kıvrılmış iplik,tel vs...Makara. Berbeh:Kiremit Berdi:Yılan Berekente:Perakende,tek tek Berkimek-Berkitmek:Sertleşmek,sertleştirmek,sıkılaştırmak Bes:Sadece Beşirlemek:Becermek,Başarmak Beyirmek:Çok acıkmak Bezir:Sebzelerin kartlaşmış veya acımış olanlarına verilen ad. Bıhçı:Ağzı kavisli ve tırtıklı katlanabilen tahta saplı bağ bıçağı Bıldır:Geçen yıl Bıllokma:Birazcık Bırröh:Nara Bider:Tohumluk,damızlık Bilbik:Açmamış gül,gonca Bizir:Kümes hayvanlarının rahminde bulunan döllenmemiş yumurtacıklar. Boyam:Meyan otu Böke:Cesur,kahraman,pehlivan,lider Böy:Bir tür örümcek Böyrek:Böbrek Bürün:Zeytin posasından elde edilen bir tür yakacak C Cahal:Toy delikanlı Cambaz:Hayvan pazarlarındaki alıcıyla satıcı arasında anlaşma sağlayan kişi,arabulucu. Camız:Genellikle sulak yerlerde yaşayan bir tür manda. Cardın:Büyük fare,lağım faresi Carra:İçinde genellikle salamura ürünlerin saklandığı,topraktan yapılan dışı sırlı kulplu büyük çömlek. Ceh:Gösteriş yapmak,hava atmak,fiyaka. Cehiz:Çeyiz Celep:Çirkin,sevimsiz Cepken:İki tarafında cep bulunan yelek. Cercer:Hayvanın çektiği ilkel döver-biçer Cevranlamak:Ortalıkta dolaşmak,bir yerin altını üstüne getirmek Cılban:Hayvan yemi olarak kullanılan bir tür ot. Cıllıgan:Mızıkçı Cıncık:Cam kırığı Cırındırık:Etin yenmeyen kısmı,çöz Cıvık:Suyu çok konulmuş. Cicom:Güzelim Cirtatan:Acıkavun Culluk:Hindi Curun:Taştan oyulmuş su kabı,kurna. Cülhe:Dokumacı Ç Çalkanmak:Üzülmek Çangal:Kanca,çengel. Çarpana:Kullanılmış,eskitilmiş ayakkabı.çarık,sandalet. Çatal:Tahta sapan Çebik:Çabuk Çebiş:1 yaşını doldurmamış keçi Çelet:Yaramaz çocuk Çemremek:Yukarı doğru katlamak. Çenet:Bir bütünün bölünmesiyle elde edilen parçalardan herbiri Çerçi:Mahalle aralarında dolaşarak,genellikle mutfak eşyası satan,mallarını müşterilerindeki bulgur veya zahire ile takas da yapan seyyar satıcı. Çıngı:Kıvılcım Çıkma:Eski evlerde tabakadan sonra dört merdivenle çıkılan üçüncü kat Çıkrık:Makara Çıra:Eski yağ lambası Çibik:Alkış Çimmek:Yunmak,yıkanmak Çirtik:Baş parmak ve orta parmağı birbirine çarptırarak çıkartılan ses ve bu hareket. Çömçe:Kepçe Çörten:Toprak damdaki suyu direk sokağa akıtan oluk çıkıntısı. Çöydürmek:İşemek Çöz:Etin yenmeyen kısmı Çükündür:Şeker pancarı Çüt:Çift,iki tane Çüt:Tarlayı sürme işi Çütçü:Çiftçi D Dabança:Tabanca Daman:Tarlayı 1 yıllığına kiraya alma veya verme. Dambıra:Saz Damızlık:Katı pekmez Damkazyan:Yaramaz çocukları korkutmak için söylenen hayali yaratık. Daraba:Kepenk Darak:Tarak Darak:Silah şarjörü Daraz:Kumaşta eskime belirtisi,çizik Dayramak:Bir kumaşın veya dikilmiş olan bir şeyin dikiş yerlerinde olan açılma. Debbe:Su kabı,bidon. Değinsiz:Densiz,boşboğaz. Değirmi:Yuvarlak Dehliz:Çıkmaz sokak Dehra:Ağız kısmı içe doğru kıvrık,kesici el baltası,tara. Delha:Yufka inceliğinde,uzun ve genişçe kesilmiş herhangi birşeyin parçası Dellek:Tellak Demiryol:Asfalt Demreği:Ekzama Denk:Katlanarak üst üste konan döşek,yorgan,şal gibi eşyaların oluşturduğu yığın. Depik:Tekme Derdeşik:Ufak tefek ihtiyaç Dereç:Merdiven basamağı Devirgeç:Debriyaj Devlip:Değirmen taşı Devrisi gün:Ertesi gün Deveme:Topaç Deynek:Sopa Deyza:Teyze Dıbık:Şekerli yapışkan Dırabızın:Merdiven korkuluğu Diş:Rüya Divan:İki veya 3 kişilik kanepe,büyük koltuk. Dolak:Tülbent,yazma,başörtüsü. Dolap:Geniş ağızlı büyük su kuyusu Döğme:Aşurelik buğday Dölbend:Tülbent Dulda:Gölge,ayakaltı olmayan yer. Dulum:Saçın yanak kısmına denk gelen uzantısı,favori. Dürbeki:Darbuka E Ede:Abi Ehad:Pazar günü Ehlet:Dost,arkadaş,tanıdık Elibaşında:Gripin Ellaç:İlaç Ellahim:Galiba,sanırsam Elöpen:Küçük kertenkele Eksik (Eksiketek):Kadın,kız Endeze:Pense,kerpeten,çekiç,testere vb. gibi el aletlerinin genel adı. Enik:Kedi-köpek yavrusu Enistü:Enstitü Erbea:Çarşamba Erinmek:Üşenmek Erz:Irz,namus Essah:Sahi Eşelek:Narın içindeki yenilmeyen yumuşak kısım Eşkere:Açıkça Eşki:Ekşi Eşşik:Kapı arkasında,oda girişindeki zeminden alçakça boşluk Etbalığı:Yağsız kıymadan yapılıp tavada kızartılan köfte. Evlek:250 metrekarelik tarla parçası Eyeyi:Koyunun kaburga bölgesi ve burdan yapılan yemeğin ad Ezahana:Eczane F Fael:Tarım işçisi Fecae:Facia Felhan:Ekilebilir toprak Fennus:Gaz yağı haznesine fitil salınarak ucu yakılan camlı lamba,fener. Ferik:Piliç Ferfitüzenli olmayan ölçüğe gelmeyen,kalitesiz. Fermal:Fermuar Fılcan:Fincan Fırfır:Rüzgar gülü,oyuncak Fısırdamak:Hafif sesle konuşmak Fıstıklı abid:Yer fıstığı Fış:İç boş Fıtır:Mayasız hamur ve bundan yapılan ekmek Fisfise:Sivilce Firik:Tam olgunlaşmadan toplanıp,hafif yakılarak elde edilen buğday. Fir'ön:Firavun,gaddar,zalim Firtmek:Aradan fırlamak G Ged:Çentik Geh:Bazen Gerebiç:İçine fıstık veya ceviz konularak irmik ve un ile hazırlanan bir tür şekerli kurabiye Gevelemek:Dişlemek. Gezgah:Mutfak tezgahı Gidişik:Kaşınan Gillabiye:Arap erkeklerinin giydiği etekli,bir tür giysi. Göpçük:Sap,meyve ve sebzenin dip kısmı Göresmek:Özlemek Gülle:Misket Gün pekmezi:Ev yapımı pekmez H Habbe:Üzüm,zeytin,nar,fıstık gibi şeylerin tanesi. Habbesi:Tel saç tokası,firkete Habelleş-Tusbağı:Kaplumbağa Haket:Masal,hikaye Hakık:Akik taşı Hakket:Gerçek,hakikat Hal (Hel):Süslü ambalaj kağıdı,defter kabı veya şekerleme kabı. Halbise:Halbuki Halfe:Kalfa Haleka:Halka Halevet:Sevimlilik,sıcakkanlılık Hamayli:Deriden yapılan,içinde ayet ve dua yazılı olan vücudun herhangi biryerinde taşınan kap. Hambal:Hamal Hamis:Perşembe Hanek:Kelime,söz Hanin:Canayakın,sıcakkanlı Hapsa:Üzüm suyu ile nişasta bulamacı Haraba:Harebe,yıkıntı Harabolmak:Bozulmak,arıza yapmak Haral:Büyük çuval Haris (heris):Gece bekçisi Hareze:Kuyuların ağzını örtmek için kullanılan ortası delikli yayvan taş Harfene:Kalabalık olarak yapılan bir etkinlikte sonra herkesin kendi hesabını ödemesi Hasıl:Mutfak içindeki su sarnıcı Hasıt:Kıskanç Hasıtlamak:Kıskanmak Havara:Pekmez yapımında kullanılan üzümün suyunu posasından ayırmada kolaylık sağlayan bir tür doğal toz. Havış:Eski kilis evlerinde çevresinde mutfak,ahır,tuvalet ve odaların bulunduğu,sokağa kapısı olan evin zemin kısmını oluşturan iç avlu,bahçe. Hayir:İncir Hayme:Çubuk,dal vs.ile yapılan çardak Haytalya:Nişasta ve suyla yapılan şekersiz muhallebi. Hazna:Evlerde penceresiz,girinti oda Hecin:Zebani,eşkiya Hedik:Aşurelik buğday ve nohudu kaynatılıp üzerine şeker dökülerek yenen ev çerezi. Hel:Kavrulmamış kahve çekirdeği,kakule Helliye:Deve derisinden yapılan genişçe zilsiz tef,bendir. Hennas:İçten pazarlıklı,sinsi Hernakeş:Dağınık,perişan Hes:Marul Heybe kilidi:Asma kilit Heyrad:Fakir fukaraya dağıtılmak üzere yapılan yemek. Hılfatsız:Hayırsız Hımırtlak:Kıkırdak Hımsımak:Ekşimek Hıntırik:Mızmız Hıntik:Gereksiz huyları olan,huysuz,çok titiz,ince eleyip sık dokuyan Hıra:Zayıf,cılız,sıska Hırhana:Sülale Hırmahış:Perişan,dağınık,yıkık,yorgun Hırtlak:Gırtlak,nefes borusu Hırtmak:Bir kişiye duyulan sevginin kaybolması,gözden düşme durumu Hıshıs:Gizli,gizli Hızver:Kömür kırıntısı ve tozu Horaf:Komik,ilginç,acaip Horanta:Ev halkı Horsunmak:Küçük görmek,önemsememek Höcre:Camilerde ana bina etrafında,avlu içindeki küçük odalar. Hökmolmak:Son nefesini vermek,ölmek. Hökkeze:Baston,asa Höllük:Bebeklerin poposundaki ve bacak aralarındaki pişikleri engellemek için pudra niyetine kullanılan bir tür yumuşak toprak Hömbelek:Tümsek,minik tepecik Hömürmek:Bir yemeğin hepsini yemek,kimseye bırakmamak. Höngülhöç:Tahterevalli Hördelek:Yerde tümsek şeklinde yapılan,genellikle ısınmak için yakılan üzeri sıvalı ocak. Hösmek:Susmak Hudar:Sebze Humus:Nohut ezmesi ve tahinle yapılan bir tür meze. Huylanma:Sinirlenme,öfkelenme Hulk:Öfke Hurç:Heybe I Iraf:Tahta raf Ismarış:Sipariş Istıfıl ol:Bildiğin gibi yap İ İdare:Pamuk ipliğinden fitil kullanılarak,gazyağı ile yakılan aydınlatıcı,tenekeden ilkel lamba İcar:Kira İsnain:Pazartesi İşkirmek-İşkirtmek:Dolduruşa gelmek,dolduruşa getirmek İteyi:İki tarafıda işlenip temizlenmiş,hamur mayasını saklamaya yarayan deri kap,sargı K Kabala:Götürü Kabaltı:Altı halkın kullandığı yol,üstü özel mülkiyet konut olan dar sokak geçidi Kabben:Tartı aleti,terazi Kad:Cüsse,boypos,endam. Kaddüs:Kova Kadim:Eski Kahke:Simit Kal (Kel):Güya Kalaba:Kalabalık Kalaz:Deriden yapılmış su kabı Kalembez:Kalın kabuklu,etsiz,iri çekirdekli,yağ verimi düşük olan bir tür zeytin. Kalle:Para kutusu,kumbara Kanne:Cam şişe Kapkap:Islak zeminlerde giyilen,ahşap ve lastikten yapılan bir tür terlik,takunya. Karandık:Karanlık Kari (Keri):yaşlı kadın,kocakarı. Karbi:Sabahları ve rutubetli havalarda yağan çiğ Karlambaç:Kar ve pekmez karıştırılarak yapılan bir tür tatlı. Karmakatma:İnce bulgur ve sebzeli yapılan aperatif yemek,Kısır Karneb:Su kabağı Karnı getmek:İshal olmak,mide bozulması,amel. Kasefet:Kasvet Kasil:Henüz yeni çımaya başlamış,başakları olgunlaşmamış,hayvan yemi olarak kullanılan sararmamış taze filiz arpa Kastel:Çeşme Kassık:Kasık Kaşmer:Soytarı,komik kişi Katre:Damla Katremiz:Büyük cam kavanoz. Kavlak:Kabuğu soyulmuş Kavırga:Taze buğday ve bulgurun tuzlanıp kavrulmasıyla yapılan ev çerezi Kavirtmek:Koyvermek,başı boş bırakmak Kayme:Kadın tellak,natır. Kaypmek:Kayma Kaytoz:Orta yaşın üstündeki erkek Kazep:Zalim,acımasız,gaddar kimse,okta sapanda durmayan çocuk. Kazzıklanmak:Defolmak Kef:Et haşlanmaya başladığı zaman çıkan köpük. Kef:Eğlence,düğün Kehriz:Lağım Kekre:Olgunlaşmamış meyve veya sebzelerin ağızda bıraktığı buruk tat. Kele:Genellikle bayanların kullandığı samimi hitap sözü. Keleb:İp ve urgan çilesi Kelem:Şalgam Kemmun:Kimyon Kemre:Yara kabuğu Ken:İnat Kendir:Kalın urgan,sicim. Kenger:Kökü yenilebilen bir tür diken. Kenne:Genellikle maşraba veya şişe yerine kullanılan topraktan yapılan bir tür çömlek.testi Kepir:Yumuşak toprak,toprak yol kenarı Kepmek:Çökmek,çöküntü Kerkez:Leş yiyen bir tür yırtıcı kuş,Kerkenez kuşu Kerpiç:Çamur ve saman karıştırılarak yapılan yapı harcı Kert:Zemindeki girinti ve çıkıntılar Kesek:Kuruyup katılaşan toprak parçası Keşefe:Büyük bıçak Keşmer:Gülünç,soytarı Kıcık:Hareketleri göze batan,hoş olmayan kimse Kıh:Koyun,keçi fışkısı(dışkısı) Kılafat:Erkekler için söylenen boy,pos,endam manalarına gelen kelime. Kılide:Demet Kınnep-kıyyık:Çuvaldız Kırnav:Ergenliği geçiş,cinsel olgunluk. Kırşak:Kene Kırtış:Sahan ve tepsilerin kenarına yapılan tırtıklı işleme Kıs kıs:Gizli gizli Kıyyık-kınnep:Çuvaldız Kızdırmak:Isıtmak Kile:Bir tür tahıl ölçeği ve kabı.Buğday tartısı için bir kile,ortalama 25kg.dır Kirtik:kullanılmış ve bitmek üzere olan sabun kalıbı. Kocacık-tandır:Yerdeki çukur içine yakılan köz ateşinin üzerine sehpa ve yorgan örterek yapılan ısınma amaçlı ocak. Kocuk:Kısa mont Koltuk:Odun ateşi yanan taş fırının ateşten uzak köşesi Kopça:Elbiselerde kullanılan küçük kanca Koruk:Olgunlaşmamış,ekşi üzüm. Koz:Ceviz Kömeç:Ebegümeci Kösnü (Körkösnü):Köstebek Köşker:Yemeni ve benzeri deri,lastik,köseleden ürünler yapıp satan usta. Kötek:Dayak Kötürüm:Yatalak Köynek:Fanila Kubur:Mezar,kanalizasyon çukuru Kuburluk:Tabanca kılıfı Kudama:Leblebi Kudüm:Uğurlu,hayırlı Kumbüz:Bir tür haşhaş Kurne:Bir odanın veya bir binanın iç kısmında kalan köşesi. Kuşhana:Büyük kazan Kuttuk:Kısa Kübülmişe (kübbülmüşviyye):İnce bulgurdan yapılan köftenin oyulup,içine askı yağından harç konulup kapatılan ve mangalda pişirilip yenilen yemek. Küdret:Kin Külek:Pekmez ve nevinden sıvılar konulan tahta kazan Küllük:Çamaşır ve bulaşıkların yıkanmasında kullanılan,su karıştırılarak yapılan kül çamurunun konulduğu duvariçi taştan dolap. Küncü:Susam Küp:Eskilerden,içme suyunu soğutmak için topraktan yapılan su kabı Kürek:Hamuru fırına sürmeye ve pişen ekmeği fırından çıkarmaya yarayan uzun saplı alet Kürsü:Tahta sandalye Küşne:Hayvan yemi olarak kullanılan,bezelyeye benzeyen meyveleri olan birtür ot. Kürtün:Eşek semeri Küspe:Yağı alınmış susam posası Küşüm:Utanma,sıkılma,endişelenmek. Küşşe:Taranmamış saç,karışmış iplik veya yün yumağı Kütküt:Arpacık L Laht:Lahit,ölen kişinin 52.gecesi mezarlıkta yapılan,merhumun ruhu için edilen dua. Laht gecesi:Cenazenin defninden sonra burun kemiğinin çürüyüp düştüğüne inanılan 52.gece. Lef:Küçük yapı taşı Leğençe:Kenarları 4-6 cm yüksekliğinde olan tepsi şeklindeki metal yayvan kap. Lem'a:Büyük yapıların köşe taşı. Leska:Yakı Leymun:Limon Loğ:Taş silindir Loğlamak:Toprak damları loğ yardımıyla düzleştirip sıkılaştırmak. Loğlaz:Lübye,börülce. Lokis:Piknik tüpünün üzerine takılan aparatla yapılan aydınlatma aracı Lozi-Mişmiş:Kayısı Löhme:Kemiksiz lop et M Mafrim:Boşu boşuna Mabal:Günah,vebal Madda:İç sıkıntısı Mağara:Bodrum kattaki penceresiz oda,sığınak. Mahana:Bahane Mahmil:Eski kilis evlerinde duvara gömme olarak yapılan genellikle erzak saklamak için kullanılan tahta kapaklı dolap Mahra:Sebze,meyve sandığı Mahsere:Zeytinin yağının çıkarıldığı değirmen. Mahsim:Masum,günahsız,zavallı Makbara:Dolma oyma bıçağı Malak:Pantolon paçası Malhıta:Mercimekli çorba Mantara:Bölge,civar Marda:Tartmadan,göz kararı satılan mal Martin:Tekli tüfenk Maşara:25-30 metrekare büyüklüğündeki ayrılmış ekili tarla bölümü Matmah:Mutfak Mayana:Rezene Mecmae:Küçük metal tepsi. Mecrefe:Kanal açmada ve zirai sulamada su yollarını düzenlemek için kullanılan uzun saplı, genişçe çapa. Mehlic:Yorulmak,bitap düşmek Melhafe:Yorganın üzerine dikilen ve genellikle astar veya dış desenli kısmı. Mellek:Bir tarafı balta,diğer tarafı çapa şeklindeki küçük el aleti. Melloz:Çelik-çomak oyunu Merengiç:Bazı tatlılarda kullanılan,öğütülüp kahveside yapılabilen bir tür baharat,çitlembik. Meresten:Akıl hastanesi,tımarhane Mertabanı:Sahandan daha büyük,tepsiden küçük bakır veya metal tabak. Meses:Ucunda,demirden keski olan kalın sopa Meskal:Sulama amaçlı kullanılan küçük havuz Meşefe:Banyo havlusu Meşlah:Erkeklerin genellikle başlarına veya bellerine sardığı,sıcaktan ve soğuktan koruyan,çok amaçlı örtü. Meyt (Meyyit):Mevta,cenaze. Mezzak:Alay Mıh:Çivi Mıkımı:Sürekli Mıkla:Sarmısak ve yoğurtlu yumurta yemeği Mıkrız:Cimri,nekes,pinti Mırrık:Zeytinyağının dibe çöken tortusu Mıyaket:Göz kulak olma,sahip çıkma Mil:Balçık,katı çamur Mintan:Genellikle erkeklerin giydiği yakasız uzun kollu bir tür gömlek. Mişmiş-Lozi:Kayısı Mişmişi:Turuncu Mitil.Üzerinde kaplama olmayan,iki yüzü beyaz,kapsız yorgan. Moraz:Dert Muhambara:Kırmızı biber,susam,ceviz,zeytinyağı,galete kırıklarıyla yapılan bir tür aperatif yemek. Murtlanmak:Yıkanıp tertemiz olmak. Müddo'mim (Müdde-i umum):Baş savcı Müzevir:Dedikoducu,sır tutamayan,laf taşıyan Alıntı
Qetesh Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 N Naerba:Tahtadan yapılan insan gücüyle döndürülen küçük dönmedolap Nacar:Marangoz Nahır:Büyükbaş hayvan sürüsü Nakla:Defalarca Naled:Lanet Namazlağı:Üzerinde namaz kılınan halı,kilim gibi dokuma bez,Seccade Na'met:Ekmek,nimet Neçe:Nice Neçim:Niçin,neden Neçin:Doğrulama,tasdik etme sözü Neçiye:Kaç para Nehese:Delikli demir süzgeç Neninene:Torunun torununu gören kadın. Neşel:Nasıl Nevazil:Hastalık,dert,maraza Nicolmak:Kaybolmak Nihan:Gayb,kayıp,bilinmeyen. Nişe:Doğal nişasta Niza (Nizae):Huzursuzluk,huysuzluk Nüsübet:Musibet,felaket,büyük kaza O Ofurtma:Abartmak. Oruk (öruk):İnce bulgurla ve bol yağlı kıymanın karıştırılmasıyla yapılan ve mangalda pişirilen bir yemek. Oturtma:Düğünden önce sadece erkeklerin katılımıyla yapılan içkili eğlence. Ö Öcce:Bir tür mücver Ödürlü:Çok korkmak Ölbe:Yuvarlak tahta kutu Öleş:Leş,kokuşmuş ceset. Öndüc:Ödünç P Pancar:Pazı Panga:Banka Paskil:Baskül Pasvant:Pazubandı,muska Patata:Patates Pat-sat:Tek tük Pavraşanı:Yavşan otu Pereventi:Zeytin hasadında,ağaçtan dökülüp uzağa sıçrayan zeytinleri elle toplama işi Peşekar:Önemli bir kişiye yaranmaya çalışan kimse,(argo karşılığı yalaka) Peşkir:Havlu Peyriktirmek:Kovalayıp uzaklaştırmak,gelemeyecek hale getirmek. Peyvaz:Piyaz,salata Pin:Kümes Pine:Yemeninin veya ayakkabının altına yapılan yama. Pir:İnce zeytin dalı Pirkap:Kamyonet Pirket:Briket Pirpirim:Semizotu Piskiled:Bisiklet Piskivet:Bisküvi Pissik:Kedi Pof:Kesilmiş hayvanın akciğeri. Pompa:Akaryakıt istasyonu Potuk:Ayı yavrusu Pöç:Oma kemiği Puhara:Baca Puşt:Cinsel sapkınlığı huy edinmiş,alışkanlık yapmış kimse. Pürçüklü:Havuç Pürtüküz olmayan yer R Rahen:Fesleğen,reyhan Reabul:Kapora,ön ödeme S Sako:Ceket Salahana:Mezbaha Salangaç:Salıncak Sallama:Büyük ahır Salmak:Yollamak Salıklamak:Tarif etmek,tavsiye etmek,önermek Saksı:Faraş,küçük kürek Satıl:Çeşitli boylarda metal kova. Sehra (sahra-sahre):Açık arazi,düz ova Selase:Salı günü Sekerat:Ölüm döşeği,kişinin ölmeden önceki son anları. Semsek (Semirsek):Pide Sep:Cumartesi Seybana:Piknik Sıçırtma:Közlenmiş patlıcanın lahmacun arasına konulmasıyla yapılan dürüm Sıkı:Göze veya kulağa damlatılan damla Sıkırcın:Rahatsız edilmek Sındı:Büyük terzi makası Sındak:Eğri,gedik Sille:Hayvan yemi olarak kullanılan,meyveleri mercimek benzeri yabani ot. Silleme:Tokat,şamar Silik:Karaktersiz,güvenilmez. Simit:İnce öğütülmüş bulgur. Sin:Mezar Sitti simidi:En küçük boy öğütülen bulgur. Siyeç:Toprağın yükseltilmesiyle uzunca bir hat oluşturularak belirlenen bahçe sınırı Siyen:Çamur Soku:Taş dibek Sokum:Lokma Somurmak:Emmek Söbe:Oval,elips Söbek:Musluk Söğülme:Közlenmiş patlıcan yemeği Sucuk hamra:Mumbar dolması Summak:Yemeklerde kullanılan bir tür ekşimsi baharat,sumak Sumsuk:Yumruk Supara:Kur'an elifbası Suppa:Merkep yavrusu,sıpa Susazmak:Susamak Suvak:Sıva Suvakçı:Sıvacı Suvarmak:Sulamak Süğük:Toprak damların kenar kısımlarına konan odun,çalı Süğürt:Koş,yetiş Süllüm:tahtadan yapılmış seyyar merdiven. Sümsürmek:Su veya mendille burun temizliği Sümsürük:Burun ifrazatı,sümük Süneber:Çam ağacında yetişen bir tür fıstık. Ş Şaef: Taş kırıntısı Şahne:Ağa yardımcısı,kahya,çiftçibaşı Şakka:Kesilmiş hayvanın ortadan ikiye ayrılmasıyla elde edilen parça Şarmıta:Kötü yola düşmüş kadın Şamı tud:Kara dut Şapşak:Kulplu metal su tası Şapata:Elde açılan,odun ateşi ve taş fırında pişen yufkadan daha kalınca ekmek Şapta:Uzun değnek,sopa Şava (şevvayye):ızgara Şeb:Şap Şehra:Vücudun kasıktan ayağa kadar olan bölümü. Şekerdenlik:Şeker ve şekerleme konulan süslü kap Şememe (şemmame):çok güzel Şerbelenme:Coşma,ilham alma. Şerbetlenmeış etkilere karşı bağışıklık kazanma,efsunlanma. Şeyirt:Çırak,yardımcı Şıllık:Yufkanın kavrulup şerbetlenemesiyle yapılan tatlı. Şıttıf: Küçük üzüm salkımı Şikleme:Saplama,batırma Şilif:Genellikle at,katır gibi hayvanların üzerinde kullanılan,yekpare,ağız kısmı genişce heybe. Şire: Üzüm suyundan elde edilerek yapılan,sucuk,bastık,muska gibi mamüller Şirik:Susam yağı Şiriklenmek:Şımararak nazlanmak Şirincelik:Tatlı Şişberek:Mantı Şitil:Fide Şöyku:Ay ışığı. Şukka:Serilerek kurutulan pestil,pekmez gibi ürünlerin kurumuş ama işlenmemiş hali. T Tabaka:Tütün kutusu Tabaka:Eski Kilis evlerinde dışarıdan merdivenle çıkılan 2.kat Tağa:Pencere Tağar:Duvara ve yere yere sabitlenen,altında musluğu olan büyük küp. Tah(Teh):Kendiliğinden kuruyan,dalında çürüyen üzüm ve pekmezi Tahne:Tahin Tahta:10-15 metrekare büyüklüğünde ayrılmış ekili tarla parçası. Tahtil:Tatil Takım:İki tarla arasındaki sınırı belirleyen toprak yok. Talamak:İstila etmek Taman:Bir işin yerine getirildiğini,yapıldığını anlatan ünlem. Tandır-kocacık:Yerdeki çukur içine yakılan köz ateşinin üzerine sehpa ve yorgan örterek yapılan ısınma amaçlı ocak Tapan:Yağı alınacak zeytin dolu çuvalı ezmek için kullanılan metal pres kalıbı Taşkala: Telaş Taydaş: Yaşıt,akran Tazillemek:Azarlamak Tekmillemek:Eksik olanı tamamlamak Telbis:Pekmezhanede yapılan ve kuru üzümden elde edilen pekmez Tellüs:Kalın örme çuval Tembeki:Nargile Teng:Kebaplarda kullanılan lezzet artırıcı salça ve baharat karışımı,terbiye Tenirşek: Telden çember Tepir: Hasırdan örgülü,yuvarlak yer sofrası Terlik:Namaz takkesi Teşt:Kenarları 8-10 cm yüksekliğinde olan genellikle bakırdan yapılan tepsi benzeri büyük geniş kap. Tevir:Çeşit Tıskiyt: Aşağılama sözü Tib:Olgunlaşmamış ham incir Tike:Kuşbaşı doğranmış kebaplık et parçası Tilf:Posa Timinneyi: Kile'nin yarısı Tiyara:Uçak Tiyek:Bağ asması Tohtur:Doktor Tolu:Dolu Tokaç:Suda yün yıkamak için kullanılan ağaçtan yapılmış,saplı,geniş tokmak Toklu:1 yaşını doldurmamış koyun Top: Pekmez yapılmak için hazırlanan üzüm topacı Topaç:Salamura olarak kavrulup saklanan tuzlu ve yağlı kıyma Töhüd:Cenazenin arkasından,ölen kişinin ruhu için camide toplanıp 70 bin defa LAİLAHEİLLAH tesbihinin zikredilmesi ibadeti Töleb:Ters taraf Töz:Kulak kepçesi Tudya:Saç dış cephe kaplaması Tuluk:Su taşımak için kullanılan,iç kısmı işlenmiş deriden yapılan kap. Tuman:Uzun,paçalı kilot. Turudu:Aşırı yaramaz çocuk Tusbağı-Habelleş:Kaplumbağa Tuvarlak:Yuvarlak Tüskeliye: Görmeziye,bilmeden uluorta konuşmak,plansız yapılan iş. U Udum: Beceri Uluk,ulmak:Olgunlaşıp yumuşayan meyve sebzenin çürümesi Uraplağı: Kile'nin 1/4ü.6kilo 250gr. Urgun:Gizli Urup:Çeyrek,çeyrekaltın Uşakdevşek:Çoluk çocuk,babaya göre ev halkı Utuzmak:Kumarda kaybetmek Ü Üvez:Bir tür küçük sinek Ütme:Dağlama yöntemiyle kelle-paçayı dışındaki tüylerden arındırma Verev:Dik olmayan,eğri duran Vesvese: Evham,şüphe Vezirin yağı:Vazelin Y Yabane:Evcil olmayan güvercin Yağlık:El bezi Yaho:Yahu Yapma:En ince bulgurdan yapılan,taş fırında pişirilen kimyon da konulan etsiz köfte. Yazı:Kırsal bölge Yelkinmek:Geriye doğru gerilerek kuvvet elmak. Yenice:Henüz üzüm vermeyen genç bağ asması Yepelek:Kanatlanmış güve Yerenlik:Şaka,latife Yığalamak:Biriktirmek Yılık:Aralık,yarı açık Yırak: Uzak Yingel:Sevilerek yenilen,çok tüketilen yiyecek Yirik: Yırtmaç Yirilmek:Yırtılmak Yitmek:İtmek,iteklemek Yohyohüğün ve eğlencelerde erkeklerin hep bir ağızdan bağırarak söylediği sevinç nidası Yonucu:Ev yapımında kullanılan taşları yontma ustası. Yorum:Samimiyetle kullanılan hitap sözü Yörep:Meyilli zemin Yukka:Yufka Yüksünmek:Bir işi küçük görmek,tenezzül etmemek Yük yeri:Odalarda duvara gömme olarak yapılan,yatak yorgan koymak için kullanılan kapaksız dolap. Z Zahar: Herhalde,galiba. Zahter:Kekik Zahter:Nohut,karpuz çekirdeği,susam,limon tuzu tozlarının karışımından elde edilen bir tür kahvaltılık Zambır:Sinir,asab bozukluğu,kızgınlık. Zaptıya:Kolluk kuvvetleri zabit,zabıta. Zarlamak:Çok beklemek Zarıncı:Sabırsızlanmak Zatı-Zatan:Zati-zaten Zavır:Homurdanma. Zembil:Kalın lastikten yapılan,genellikle tarımda ve inşaatlarda kullanılan bir tür taşıma kabı Zeng:Genellikle üzümlerde görülen bir tür zirai hastalık,üzüm kabuğundaki nasırlaşma. Zevzir:Sığırcık kuşu Zeyt:Zeytinyağı Zıbar: Defol,sus,git yat Zılgıt: Bayanların ağız ve dilleriyle çaldıkları şenlik nidaları Zırh:Kıyma çekmekte kullanılan satır benzeri kavisli büyük geniş bıçak. Zibil: Süprüntü,hayvan gübresi Zifir: Yağ bulaşığı Zindiyan:Çok koyu çay demi Ziyarat:Türbe,evliya kabri. Zoypuntu:Kadınlarla gereğinden fazla ilgilenen,ilgisinden rahatsız olunan kişi. Zöhn:Zihin,anlak,hafıza. Zulumat:Bulutların güneşi kapatmasıyla oluşan geçici yarı karanlık. Zukum:Zıkkım Züngül: Pestilin yumurta ve una bandırılıp,zeytinyağıyla kavrulup,şekere bulanarak yapılan bir tür ev tatlısı. Alıntı
ArpiA Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 abe bi depik attım kaykıldı gacı bu da sentez Alıntı
sabrina Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 çiğdem ve domat yok orda... pattes de yok. Alıntı
I like myself Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 kızan- erkek çocuk te- işte,burda çiğdem-çekirdek afgurmak- çemkirmek naabüsün- napıyosuuun Alıntı
chesterfield Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 Yazar Yanıtlama zamanı: Ekim 11, 2011 ellam , yöne milleti ve yonan tohumunu unutmamak lazım Alıntı
Önerilen Mesajlar
Sohbete katıl
Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.