kizginkuzgun Oluşturma zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Oluşturma zamanı: Mart 20, 2013 Ölüm her daim düşündürmüştür beni ve özümüze dönmek için aşk kadar da etkilidir benim için. Bir aşk ve bir de ölüm düşüncesi değiştirir insanı, aslımıza varmaya teşvik eder. http://indigodergisi.com/wp-content/uploads/2013/03/401975-3-4-51d6c.jpg 13 Mart gecesi çok sevdiğim dedemi kaybettim ve kefene sarılmış ölü bedenine bakarken ve defnedildikten sonra çevremin haline bakarken yine aynı düşünceler sardı beni. Ölüm yoktu, göç vardı ve bizim de bu yolculuğa çıkma vaktimiz gelene kadar da arınmamız gerekiyordu. Tıpkı aşk’ın insanı arındırdığı gibi ölüm düşüncesinin de arındırdığına inanmışımdır her daim. Ne zaman bir insanın yakını, çok sevdiği biri ölse gözyaşları sel olur, durduramazsın akar gider. Ağlamayanlara ise ‘ne kadar da gamsız’ diyen gözlerle bakılır. Tıpkı bana baktıkları gibi. O kadar çok yakınımı, sevdiklerimi ölüm denen ve aslı göç olan bu yolculuğa uğurladım ki ve hiçbir vakit gözyaşı dökemedim. Belki de ölüme ölüm olarak bakamayışımdı buna sebep. Hastalıklar, sevdiklerimin canının yanması beni daha fazla üzer ölüm denen göçten. Her şeyden önce bir öğretmendi ölüm benim için. Bu dünya denen gezegene tek geldik ve tek gidiyoruz. Buradaki hayatımızda sorumluluklarımızdan kaçtığımız çok olmuştur ve sevdiklerimiz çoğu zaman isteyerek sorumluluklarımızı üzerine alır. Lakin ölüm de bu yoktur. “Ben ölmek istemiyorum, benim yerime sen git, sen öl” demek ne kadar komik değil mi? Vaktimiz geldiğinde kaçış yok o tabutun içine girecek ve toprağın altında olacak bedenimiz, ruhumuz ise öteki alemlere göç edecek. Yani tek geldik tek gideceğiz kimse bizim yerimize ölmeyecek. Ölü bedene hiç baktınız mı kaskatıdır, bedenin içine hapsolmuş o can yoktur ve artık o can için yeni bir başlangıç zamanıdır. Her yeni başlangıç, için de önceki sonucu taşır, önceki sonuca göre şekillenir. Dönüş yolumuz da böyledir buradaki hayatımız biter ve oradaki başlar ama oranın başlangıcını buradaki hayatımızda neler yaptığımız belirler. Ölüm bir kapıdır, bir geçittir sonsuza dek sürecek olan yeni bir başlangıca. Bu dünyada neden yeni başlangıçlar yapmak isteriz. Artık yaşam tarzımız bizi mutlu etmiyordur, var olan her şeyden sıkılmış yeniliklerin hayatımıza girmesini isteriz ve bu dürtü de bizi, rahatsız eden eski alışkanlıklarımızı bırakıp yeni bir başlangıç yapmaya iter. Her şeyin istediğimiz gibi olması için kendimizde beğenmediğimiz yönleri, var olan ama istediğimiz hayatı sunamayan şartları değiştiririz. Artık bizi mutlu etmeyen işimizi bırakıp sevdiğimiz bir işi yapmak istediğimizde hemen kolları sıvar, o iş için gerekli olan eğitimleri almaya başlarız. Veya artık mutlu olmadığımız ilişkimizi bitiririz ve bizi nasıl bir ilişkinin mutlu edeceğini anlayıp seçimlerimizi ona göre yaparız. Veyahut beğenmediğimiz, alışkanlık haline gelmiş bir yönümüz vardır bu da sosyal yaşantımız da artık bizi gereğinden fazla mutsuz etmeye başlamıştır ve bu sebeple hoşnut olmadığımız var olan alışkanlıklarımızı değiştirmeye çalışırız. Peki bedenin ölümünden sonraki hayat için de bunu düşündünüz mü? O hayatta bize ait olacak tıpkı buradaki hayatımız gibi. İşte her ölümde düşündüğüm budur benim. İnsanın kendisini bilmesine, kendi içine doğru yolculuğa çıkmasına olanak sağlayan bir ilaçtır, ölümü düşünmek. Arınmam için aşk gibi motive eden bir öğreticidir ölüm. Kaynak: Beden Ölür Ruh Göç Eder | İndigo Dergisi Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
AyŞaman Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Güzel bir paylaşım teşekkürler. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
tola Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Emeğinize sağlık..İyi bir yazıydı. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
serpentine Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Yoksa ölüm asla yenemeyeceğimiz ve korktuğumuz bir şey olduğu için mi ruh, ölüm sonrası hayat ve tanrılar gibi bizi rahatlatacak şeyler uydurduk Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
ptahba Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Yoksa ölüm asla yenemeyeceğimiz ve korktuğumuz bir şey olduğu için mi ruh, ölüm sonrası hayat ve tanrılar gibi bizi rahatlatacak şeyler uydurduk acaba hala çocuk olduğumuz için mi yalnız kalmaktan korktuğumuzdan hayali arkadaş uyurduk.? Çok güzel bir soru sormuşsun ek yapmak istedim. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Ivan Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Yoksa ölüm asla yenemeyeceğimiz ve korktuğumuz bir şey olduğu için mi ruh, ölüm sonrası hayat ve tanrılar gibi bizi rahatlatacak şeyler uydurduk Acizliğimizi bir şekilde kapatmak istedik serpentine... İnsanoğlu işte.. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
GuneeyCn Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Bana göre ölüm sonsuz bir uykunun başlangıcı aslında kapatırsın sözleri kalanı sonsuz karanlık. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
birminikpenguen Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Burda edebiyat yapmak güzel, cehennemde yanarken görücem ben sizi. ptahba zebanilere hadronu anlatır artık. Not: İmana geldim Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
GuneeyCn Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Edebiyat değilde içten gelen sesi dinleyebilme diyelim gerçekten beni korkutan bir şey değil ölüm Ajdarın şarkıları daha büyük korkular yaşatmıştır genelde. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
BloodyChieF Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Paylaş Yanıtlama zamanı: Mart 20, 2013 Burda edebiyat yapmak güzel, cehennemde yanarken görücem ben sizi. ptahba zebanilere hadronu anlatır artık. Not: İmana geldim tamam arkadaşım anladık ateistsin.her konuyla dalga geçmene gerek yok. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
yasemin ceren Yanıtlama zamanı: Ağustos 4, 2016 Paylaş Yanıtlama zamanı: Ağustos 4, 2016 Sevdiğim insanların ruhları nerde ve ne yapiyor kim bilir özlüyorum sizi. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Eolo Yanıtlama zamanı: Ağustos 4, 2016 Paylaş Yanıtlama zamanı: Ağustos 4, 2016 Esasen ölüm her açıdan bir göçtür. Ruh olması gereken yere, bütüne giderken beden de ruhsuz bir yolculuğa çıkar. Toprağa gömülür önce, karanlıktaki bir hayat olur. Böceklere, kurtlara yem olur sonrasında. Birkaç yıl geçer aradan, toprağa karışır beden. Yıllar sonra ise bir çiçeğe, ota, ağaca hayay olur. Yuva olur. Her zaman garip ve gizemli gelmiştir bu eşsiz yolculuk bana. Ölüdür ama yaşamaya devam eder dünyada bu kadar zararlı olan yaşam formu, insan. Fakat bu sefer sessiz yaşar, zararsız yaşar. Bir bitkinin altında toprak olarak, veya milyonlarca yıl sonra bir sobanın içerisinde ateş olarak. Saygı duyuyorum bu eşsiz döngüye, ölüm güzeldir en az yaşamak kadar. Ölümü sevin 3 Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Cronos Yanıtlama zamanı: Ağustos 4, 2016 Paylaş Yanıtlama zamanı: Ağustos 4, 2016 Esasen ölüm her açıdan bir göçtür. Ruh olması gereken yere, bütüne giderken beden de ruhsuz bir yolculuğa çıkar. Toprağa gömülür önce, karanlıktaki bir hayat olur. Böceklere, kurtlara yem olur sonrasında. Birkaç yıl geçer aradan, toprağa karışır beden. Yıllar sonra ise bir çiçeğe, ota, ağaca hayay olur. Yuva olur. Her zaman garip ve gizemli gelmiştir bu eşsiz yolculuk bana. Ölüdür ama yaşamaya devam eder dünyada bu kadar zararlı olan yaşam formu, insan. Fakat bu sefer sessiz yaşar, zararsız yaşar. Bir bitkinin altında toprak olarak, veya milyonlarca yıl sonra bir sobanın içerisinde ateş olarak. Saygı duyuyorum bu eşsiz döngüye, ölüm güzeldir en az yaşamak kadar. Ölümü sevin Sevgili Eolo size kesinlikle katılıyorum.Ölüm ve ölümün getirdiği uğurlama ritüelini de oldukça yerinde buluyorum.Çünkü bir çok insan türü altında yaşayan varlık öldüklerinde dünyaya daha çok zarar veremez hale geliyorlar.İstemeseler de bedenleri ile doğaya hizmet ediyorlar geçte olsa farkında olmasalar da irade dışı da olsa doğayla uyumlanıp ona hizmet etmek durumunda kalıyorlar.Hayatı boyunca zararlar saçan birinin ölümü doğaya sunulan bir armağandır benim kanaatimce bir yerde. 1 Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Meastro Yanıtlama zamanı: Ağustos 5, 2016 Paylaş Yanıtlama zamanı: Ağustos 5, 2016 İnsanın bedenle ölmesi doğaya aykırı bu kadar büyük israf olmaz,ebedi olan ryhtur ölümsüzdür. Alıntı Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Önerilen Mesajlar
Sohbete katıl
Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.