Jump to content

Çakralarımızı Açalım


boynuzsuzgeyikler

Önerilen Mesajlar

İlk Çakra (toprak çakrası)İçin Meditasyon

Toprak elementi üzerinde meditasyon yapmayı deneyin.Dik oturun ve gözlerinizi kapatın.Bedeninizi çok hareketsiz tutun.Bir kaya olduğunuzu hissedin - tamamen hareketsiz, kararlı ve sağlam.

Sizi şekliyle, boyutuyla ve rengiyle çeken bir taş ya da kristale sahip olmak bunu daha da kolaylaştırabilir -bu meditasyonu yaparken dokunabileceğiniz ve bakabileceğiniz birşey.Onu tutun, sertliğini hissedin ve bu paylaşımın hoşlandığınız her yönünü kendi içinize alın ya da eğer yapabilirseniz doğada bir yere gidin ve mümkünse bir nehir kenarında ya da nehrin içinde bulunan geniş bir kaya katmanının üzerine oyurun.Hareketsiz oturun ve altınızdaki kayanın gücünü, nehir etrafınızda girdaplar oluştururken bile sarsılmadığınızı hissedin.Fiziksel olarak böyle bir yere gidemeseniz de, hayalinizde gidin.Bu duygu ve davranışları bilinçli bir şekilde içinize çekin.

Zihinsel olarak defalarca tekrarlayın: '' Ben azimliyim, kararlıyım, gerçeye sarsılmaz bir şekilde sadık biriyim.Tanrı'ya olan sakin inancım ile her şeye dayanırım.''

Meditasyon yaptığınız sürece tek bir kasınızın bile kıpırdamasına izin vermeyin.Gövdenizin ağırlığının sandalyeye, yere, toprağa, nerede oturuyorsanız oraya bastırdığını hissedin.Yerçekiminin ağırlığı sizi toprağa doğru öyle sıkı bir şekilde çekiyor ki isteseniz de kımıldıyamazsınız.Şimdi bu fiziksel katılık ve sertlik bilincini, kararlılık ve amaç sabitliğine dönüştürün(bu her meditasyonun başlangıcında uygulanabilecek mükemmel bir yaklaşımdır).Kaşlarınızın arasındaki noktaya doğru yukarı bakarken kök merkezine konsantre olun.Zihinsel olarak ''OM'' sözcüğünü bu çakrada tekrarlayın ve enerjisini ruhsal göze doğru yukarı yöneltin.Soluk alın, bilincinizi yükseltin ve onu kaşlarınızın arasındaki noktaya odaklayın.

Şimdi meditasyonunuzu zihinsel olarak ''Ben amacomda kararlıyım.Sadece Seni istiyorum.Sadece Seni istiyorum'' diye onaylayarak kapatın.

 

İkinci Çakra (su elementi)İçin meditasyon

İkinci çakra için iki tür meditasyon vardır:

Birinci olarak, bilincinizi omurganızın sonunun yaklaşık dört santimetre kadar yukarısına odaklayın.Zihinsel olarak bu çakrada OM sözcüğünü tekrarlayın.Kaşlarınızın arasındaki noktaya bakın.İkinci çakradaki enerjinin yukarıya, bu noktaya doğru yönlendiğini hissedin.

Kendinizi akan bir dere olarak hayal edin.Siz hayatın içinden geçerken birçok şeye dokunursunuz ama hiçbiri sizi alıkoyamaz.Hayatınız denize, kozmik bilincin engin okyanusuna doğru akmayı sürdürür.

Şimdi onu başka bir şekilde deneyin: Yoga öğreticileri bazen öğrencilerine boğazlarına kadar gelen bir akarsu içinde durarak bu şekilde meditasyon yapmalarını ve etraflarından geçen su ile kendilerini özdeşleştirmelerini ya da hatta, suyun kendi içlerinden geçerek aktığını hayal etmelerini söylerler.

Kendinizi boğazınıza kadar gelen bir nehirde ayakta duruyor olarak hayal edin.Nehir yavaşça etrafınızdan akıyor.Ne gelirse, bırakın gelsin.Ynınızdan ne geçerse, bırakın geçsin.Özgürsünüz.Hiçbirşeye sahip değilsiniz, hiçbir şey de size sahip değil.Sahip olduğunuz her şeyi bu akıntıya sunun ve onun tarafından götürülmesine izin verin.Özgür ve kendi içinizde bütün olun.

Bir deniz ya da gölde sırtüstü yatarak yüzmeyi ve kendinizi zihinsel olarak arınmışlığın akışına bırakmayı denemek isteyebilirsiniz.Yoga öğreticileri, bir su kıyısına geldiğinizde, bu ister bir dere, göl, yada engin bir okyanus olsun durmanızı ve bir süre oturarak suyun nitelikleri üzerine meditasyon yapmanızı önermektedirler.İster gerçekten suya gömülmüş ya da üzerinde oturuyor olun, ister kıyısında oturun ya da suyu sadece gözünüzde canlandırıyor olun, korkusuzca aktığınızı hissedin.Ya da kendinizi sakin bir gölün yüzeyinde yatarken ya da okyanusun yavaş hareketleri ile sallanırken, onların sizi nereye taşıyacağından hiç endişe etmeden, arınmış iradeye sonsuz güven duyarak yüzerken hayal edin.

Derin bir iç huzur ve özgürlükle zihinsel olarak onaylayın '' Arınmışlığın dalgalarıyla özgürce akıyorum.''

 

Üçüncü Çakra (ateş elementi)İçin Meditasyon

Meditasyondayken zihinsel olarak -düşünce, arzu ya da iradeyle ilgili- tüm sınırlarınızı ergitilmek ve saflaştırarak kozmik akıl ve sevgiye dönüştürülmek üzere arınmış ateşe atın.Zihinsel olarak ''Tüm düşüncelerimi, arzularımı ve karmamı Senin sevgi alevlerine attım.Beni bütünleşti! Beni saflaştır! Beni seninle birleştir!'' diyerek onaylayın.

Dışınızda yada ruhsal gözünüzde bir ateş hayal edin.Tüm bağlılıklarınızı, tüm hatalarınızı bu ateşe sunduğunuzu hissedin.Gün boyu yaptıklarınızı gözden geçirin ve hatalı herdüşünceyi, hatalı her hareketi alevlere sunun.Bunların yanıp gittiğini mutlu bir şekilde hissedin! Bu tür saflaştırıcı bir ateşte acı yoktur, sadece egonuzun tamamının, tüm korkularınızın, tüm bağlarınızın, öfkenizin, bencilliğinizin ve aldırışsızlığınızın kendi istek gücünüz aracılığıyla sunulması vardır.Bunları serbest burakırken özgürlüğünüzü hissedin.

Kalbinizi her türlü bağı tespit etmek amacıyla gözden geçirin.Zihinsel olarak içeri uzatın ve onları kalbinizden alarak ateşin içine fırlatın.Dağlardaki bir çobanı düşünün, gün boyunca koyunları ile birlikte fundalıklarda yürüyen, elbisesinden pireleri ya da diğer böcekleri ayıklayan bir çoban.Geceleri giysilerini gözden geçirerek bu hastalıkları bulmak ve onları ateşe atmak zorundadır.Benzer şekilde akşamları kalbinizi araştırın ve o gün oluşturduğunuz yeni bağları fark edin.Hangi yeni pişmanlıklar, hangi yeni arzular kendilerini size bağlamışlar? Daha sonra onları yakın ve hepsini Tanrı'ya sunarak saflaştırın.

ŞPimdi zihinsel olarak kendiniz bu saflaştırıcı ateşin içine girin - gururunuzu, tüm üzüntülerinizi ve tüm pişmanlıklarınızı yakarak.Dışarıdan sıcak gibi görünür, fakat siz içine girdikçe serin, hoş ve mutluluk vericidir.Her şey alevler içinde kalıyor ve Ruh'un Cennet'inde özgür hale geliyor, ta ki siz sonsuz huzur dışında hiçbir şeyi tanımlayamaz hale gelene kadar.

Zihinsel olarak onaylayın: ''Ben büyük bir yogiyim.Özgürüm.Hiçbirşeye bağlı değilim.Hiçbir şeye sahip değilim, hiçbir şey bana sahip değil.Hiçkimseye sahip değilim, hiçkimse bana sahip değil.Sen ve ben tekiz.

 

Dördüncü Çakra (Hava Elementi-kalp çakrası) İçin Meditasyon

Omurganız düz, omuzlarınız geride, göğsünüz yukarıda ve açık olarak dik oturun.Bedeninizi gevişetmek için önce nefes alarak bütün gövdenizi gerin, sonra nefes vererek tamamen gevşeyin.Bunu üç kere yapınŞimdi yavaşça nefes alın ve ayaklarınızdan başınıza kadar tüm gövdenizi havayla doldurduğunuzu hissedin.Nefes verin ve tüm gerginliğinizi, saflığı bozan her şeyi ve dünyevi tüm bağları kovduğunuzu hissedin.Nefes alın ve ayaklarınızdan başınıza kadar tüm gövdenizi hafiflik ve havayla doldurduğunuzu hissedin.Saf olmayan şeyleri ve gerginliğinizi nefesinizle dışarı verin.Bunu son bir ker daha tekrarlayın.

Kalbinizi hayal edin ve bağlılık kordonlarının - bazı durumlarda kablolar gibi, diğerlerinde ise iplikler olarak- çeşitli nesnelere doğru tüm yönlere uzandığını hayal edin.Nesneleri hayal etmek zorunda değilsiniz; sadece kordonların dışarı uzanarak sizi bu dünyaya ait şeylere bağladığını düşünün.Bir balta, bir testere veya bir makas(ya da neye ihtiyacınız varsa onu)elinize alarak onları kesip attığınızı hayal edin.

Zihinsel olarak onaylayın: '' Kendini adamanın kılıcıyla beni yanılgıya bağlayan kalp tellerini kesiyorum. En derin sevgiyle kalbimi her yerde birden bulunan Varlık'ın ayaklarının altına seviyorum.

Kalbi parlıyana ve dünyaya sadece ışık ve sevgi yansıtana kadar cilalayın.Sonra kalbin içine girin ve orada halen bulunulabilecek ne kadar arzu tohumu varsa onları tuturak çekin ve havaya fırlatarak rüzgarın onları alıp götürmesine izin verin.Kalbiniz bir balon kadar hafifler ve dünyadaki engellerden özgür bir şekilde yukarı doğru havalanacak hale gelir.Klbinizin yukarı doğrı havalandığını hissedin.Özlemin tüm ışınları özgürlüğe doğru, gökyüzüne doğru, sonsuzluğa doğru çevriliyor.

Şimdi gövdenizin hava elementini hissedin ve onun düşüncesi üzerine meditasyon yapın.Gövdeniz havadan yapılmıştır; hava kadar hafiftir.Uçsuz mavi gökyüzünün özgürlüğünü düşünün.Sonra helyumla doldurulmuş, bu yüzden havaya yükselebilecek bir balon düşünün.Bu balonu hoşlandığınız ve hoşlanmadığınız şeylerin, tüm dünyasal arzularınızın ve bağlarınızın sembolü olarak düşünün.Bu balonu elinizde tutmanızı sağlayan ego ipini serbest bırakın.Balonun yukarıya doğru uçtuğunu, uzaklaştıkça giderek daha da küçüldüğünü, sonunda havada tamamen kaybolduğunu ve geriye sadece uçsuz mavi gökyüzünün kaldığını izleyin.Yoğunlaştığınız tek şey havada olmak ve hava dışında konsantre olacak hiçbirşey kalmaması olsun.Siz de havanın kendisi haline geldiniz.

Sessizce ama neşe içinde onaylayın: '' Dünyadaki hiçbirşey beni tutamaz! Ruhum, ağırlıksız bir balon gibi sonsuz özgürlüğün göklerinde yukarıya doğru uçuyor!''

 

 

Beşinci Çakra (Eter Elementi)İçin Meditasyon

Sizin bedeniniz küçük beden olduğuna göre, Tanrı'nın bedeni uzaydır ve O'nuhissetmek istiyorsanız, bedenin içindeki uzayı ve onun ötesindeki tüm boşluğu hissetmelisiniz.Gözlerinizi kapatın ve gövdenizin etrafında yer alan, tüm yönlere doğru sonsuzluğa giden yolu hissedin.Uzayın üzerinde yürüdüğünüz uçsuz bir ışık denizine dönüştüğünü hissedin.Bu ışığın, ayaklarınızın altından beyninize kadar, bedeninizin her parçasının içine girdiğini hissedin.Gövdeniz şimdi tamamen ışıktan ibaret, içinizdeki ve etrafınızdaki uçsuz ışık deniziyle ve uzayla birleşmiş durumda.

Bu dünyayı terkj ettiğinizi, sonsuz mavi gökyüzünde yukarı doğru uçtuğunuzu, daha öteye, dış uzaya, çok uzaktaki yıldızlara ve eterin sonsuz durağanlığının ötesinde bulunan uzak cennetlere doğru uzaklaştığınızı hayal edin.Her şeyi - tüm bağlarınızı, sizi bu dünyaya bağlayan her şeyi- neşe içinde arkanızda bırakın.

İçsel sessizliğin üzerinde durun ve zihinsel olarak tekrarlayın: '' Sessizliğim genişleyen bir küre gibi yönü olmayan bir şekilde her yere yayılıyor.Sessizliğim, tıpkı eter gibi her şeyin içinden geçiyor, dünyanın, aromların ve yıldızların şarkılarını O'nun sonsuz sarayının odalarına taşıyor.''(Mepathysical Meditations, Paramhansa Yogananda, 1932 Baskısı)

 

Altıncı ve yedinci çakralar (aydınlanma ve özgürleşme-Samadhi'ye ermek)Ruhsal Göz İçin Meditasyon

Kaşlarınızın arasındaki noktaya yoğunlaşın.Burada altın sarısı bir ışık tüneli olduğunu gözünüzün önüne getirin.Zihinsel olarak bu tünele girin ve müthiş bir mutluluk ve özgürlük hissiyle çevrili olduğunuzu hissedin.Tünel içinde ilerlerken dünyevi tüm düşünceler kaybolana kadar bu ışıkla yıkandığınızı hissedin.

Bu tünelde bulunmak istediğiniz kadar uzun bir süre boyunca uçtuktan sonra, önünüzde koyu nor-mavi ışıktan bir perde olduğunu hayal edin.Bu perdeyi geçerek koyu mor-mavi ışıktan ibaret başka bir tünele girin.Işığın sizi sardığını hissedin.Tünel duvarları yavaşça mavi bir ışığa dönüşerek kayboluyor.Bilincinizi bu ışığın içine; sonsuz özgürlük ve mutluluğa doğru genişletin.Şimdi ortada hiç tünell yok.Sadece herşeyi kuşatan mavilik ve sonsuzluğun huzuru var.

En sonunda önünüzde gümüşi-beyaz, beş noktalı bir ışık yıldızı olduğunu gözünüzde canlandırın.Her düşünceyi, her isteği bu mutlak, daima varolan mutluluğa teslim edin.

Zihinsel olarak onaylayın: ''Senin ışığında uyanırım, Senin ışığında uyanırım, neşe içindeyim, özgürüm, Senin ışığında uyanırım!''

 

Tüm Çakralar İçin Meditasyon

Krishna, Hindistan'daki eski bir yazıt olan Srimad Bhagavatam'da, her çakradaki nilüfer çiçeklerini açmaya yarayan ve uygulaması farklı bir meditasyon tekniği öğretmektedir.

Rahatlayın ve herhangi bir meditasyon duruşunda rahatça oturun.Birkaç kere derin soluk alın.Nefesinizi içeri çekin ve bütün bedeninizi gerin, sonra nefesi dışarı atarak rahatlayın.Omurganızın merkezinde tabandan(ilk çakra) omurilik soğanına, oradan beyine ve onun da içinden geçerek kaşların arasındaki noktaya doğru çok yavaşça yukarı çıkan bir akım olduğunu hayal edin.Bu yükseliş bir dakikadan daha az sürmemelidir.Akımı içlerinden geçirirken her çakrada OM sözcüğünü üç kere tekrarlayarak ve çekralardan çıkan ışınların beyine doğru yukarıya yöneldiğini gözünüzde canlandırarak, her çakrayı ayrı ayrı hissedin.Her çakrayı, yaprakları enerji enerji ışınlarını temsil eden, başlangıçta aşağı dönük olarak duran bir nilüfer tomurcuğu olarak gözünüzde canlandırın.Siz enerjiyi her çakranın içinden sırasıyla geçirirken, nilüfer tomurcuğunun yapraklarını yukarı doğru çevirdiğini, enerjisini üzerinde yer alan bir sonraki çakraya sunduğunu hayal edin.Daha sonra ruhsal gözde zihinsel olarak OM sözcüğünü tekrarlayarak oturun, astral omurganızın ve çakraların tamamının, parlak güzellikleriyle, Arınmış Işık ile bir şekilde manyetize olduğunu hissedin.

 

NOT: bu yazı usta guru Paramhansa Yogananda ve öğrencisi Swami Kriyananda'nın not ve öğretilerinden derleme yapılmıştır...

--------------------

bu arada meditasyon yaparken Buddha Bar'dan

1-La Fille De Pekin

2-Tibet

3-Desert Dance

parçalarını dinliyip tütsü ve mum yakarsanız daha iyi verim alabilirsiniz

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu arada çakralarınızı açmaya başlaman önce size zen meditasyonunu tavsiye ediyorum.Yapmanız gereken şey oldukça basit.Yoga oturma pozisyonu yerine dizlerinizin üzerine oturun ve hiçbirşey düşünmeyin.Zihninizi tamamiyle boşaltın.Bu islem bir kaç hafta sürebilir ama yılmayın.Zihninizi tamamen boşalttığınızda çakralarınıza enerjiyi daha rahat aktardığınızı siz de farkediceksiniz.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

gerginlik için zen meditasyonu hiçbirşey düşünme dediğim yukarıdaki olay bu zen ilk zazendi hindistandan çine gitti kısaltıldıı zen oldu ve ilk bir kadının çıkardığı savunma santıydı ve meditasyon çakra açma olaylarının başlangıcıdır.İnsanı dünyevi zevklerden ve egodan uzaklaştırdığı için de rahatlık ve huzur verir içinizdeki korku kaybolur

bir zen üstadı şöyle der:

insan düşmanını tanır kendini tanımazsa daima kaybeder.insan kendini tanır düşmanını tanımazsa bir kazanır bir kaybeder eğer insan hem kendini hem düşmanını tanırsa kaybetmesi imkansızdır

burdaki düşman aklınıza gelebilecek her şey meditasyon size korku ve sizi yavaşlatan düşüncelerden uzaklaşmanız için yardım eder ve kendinizi tanıma yolunda size rehberlik eder

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

kendimizi şartlamadan daha sade meditasyonlarla veya farklı uygulamalarla da çakralarımızı açabiliriz bence. elementlerle temsil edildiğini yeni öğreniyorum. tabiki faydalı uygulamalar ama temel parapsikolojiyi bir kenara bırakıp elementler-burçlar-pagan falan öğretilmemeli. bu forumun geneli için geçerli..

 

kaç kişi psi-wheel çeviriyor:D.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

zen meditasyonunda 3. seviyede biri olarak şunu söyleyebilirim hayatınız çok değişiyor en azından eskiden sitrese girdiğim durumlara artık sadece gülüyorum çünkü çoğo şeyin ye yaşadığımız olayların aslında gereksiz ve önemsiz olduğunu asıl gerekli olanın insanın kendini tanıma yolu olduğunu ve bu yolun sonunda iç huzura-nirvanaya ulaşıldığını anlıyorum artık ve size de önemle tavsiye ediyorum bu uygulamayı

ve hiçbirşey düşünmemek size bir noktaya odaklanmayı kolaylaştırıyor ve bu da astrala daha rahat çıkmanızı be beyin gücünüzle cisimleri hareket ettirmenizi kolaylaştırıyor ama tabiki son söylediğim baya zaman alıyor en azından ben daha birşeyi yerinden kımıldaatamadım ama siyum bunu yapabiliyor

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sabah aksam hiç dusunmeden durabilirim

 

NEDEMİŞLER SALAKLAR SALAK OLMADIĞINI BİLMEDEN YASARMIS :):D:D:p

 

:D daima aciz görün ki düşmanın seni küçümsesin ve savaşmadan zafer kazanmana olanak doğsun :thumbsup:

 

düşünmek savaş esnasında yapabileceğin en büyük hatadır.

Düşündüğün anda kaybetmeye mahkumsun

 

Sun Tzu, Savaş Sanatı adlı eserinden alıntıdır....

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu çakraları açarsak noluruz birincisi soru ikinci soru açtık nolacak ? ne gibi faydaları var acaba ?.. bu arada cok güzel bir paylaşim teşekkür ederim =)

 

 

öncelikle çakraları açarsan bi yücelik veya ermişlik falan yok o işin mistik boyutu bunu sonraya bırakman daha iyi olur

faydalarına gelince fayda çok

çakralarını açtıktan sonra;

1-beden ağrılarından fe sıkıntılarından kurtulmana yardımcı olur.Örneğin meditasyon yapıp baş ağrını bel ağrını vs.. giderebilirsin

2-Hayata daha olumlu bakabilmende yardımcı olur.

3-Parapsikoloji ile ilgileniyor ve inanıyorsan diğer varlıklarladaha rahat iletişime geçebilirsin

4-Aslında sorun dediğin şeyleri kendin oluşturduğunu oysa doğayla bir bütün olabildiğinde sorunun otomatikman yok olduğunu kavrarsın ki zen meditasyonun özüdür bu;

(ayrıca rosi-soto ekolü zen in kaynağıdır)

''ben doğayla bir bütünüm.O halde senin bana karşı yaptığın her hamle doğaya karşı da yapılmış olacaktır.Oysa doğaya zarar veremezsın.

şimdilik aklıma gelenler bunlar ama sormak istediğini sorabilirsin.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...